Öğle yemeği | ₺500–600
Beyoğlu’nun kalabalığından bir adım uzaklaştığınızda, adeta gizli bir hazine gibi karşınıza çıkan bu tabelasız Antakya restoranı, keşfetmekten büyük keyif aldığımız bir yer oldu. Mekâna adım attığınız anda sizi ev yapımı lezzetlerin ve samimi bir atmosferin beklediğini hissediyorsunuz.
Masaya gelen her şey taze, özenle hazırlanmış ve tamamen Antakya mutfağının ruhunu yansıtıyordu. Zahter salatası, humus, acılı ezme ve daha niceleri… Her bir meze, ayrı bir karaktere sahipti. Özellikle nar ekşili kısır ve cevizli biber salçası damağımızda iz bıraktı. Yanına servis edilen sıcacık ince lavaşlar da ayrı bir lezzet şöleniydi.
Servis oldukça sade ama güler yüzlü ve samimi; tıpkı yemeğin kendisi gibi gösterişsiz ama çok derin. İstanbul’da “gerçekten iyi” bir Antakya mutfağı arayan herkesin mutlaka uğraması gereken bir yer. Yolunuz düşerse, mutlaka deneyin — hatta yolu düşürün.
Not: Tabelası yok, ama yeri kalbinizde yer edecek kadar belirgin. 🧿
Yiyecek: 5/5 | Hizmet: 5/5 | Atmosfer: 5/5Rezervasyon
Rezervasyon gerekmez
Grup büyüklüğü
3-4 kişi